2022 NEWROZ’UNDA BULUŞAN MİLYONLARIN MESAJI

2022 yılının Newroz kutlamaları hem sosyal hem de politik bakımdan olağan üstü koşullardan gerçekleşti. Yaklaşık 70 bölgede milyonların katıldığı Newroz’da Kürt toplumunun verdiği mesajlar sanırım herkesi yeniden düşünmeye sevk etti. Dahası masa başında yapılan planların Kürt coğrafyasında veya Kürtleri hesaba katmayan hiçbir planın bir karşılığının olmadığını göstermesi bakımından son derece önemliydi.

Mart 25, 2022 - 17:07
30
2022 NEWROZ’UNDA BULUŞAN MİLYONLARIN MESAJI

Dr.Mustafa Peköz

2022 yılının Newroz kutlamaları hem sosyal hem de politik bakımdan olağan üstü koşullardan gerçekleşti. Yaklaşık 70 bölgede milyonların katıldığı Newroz’da Kürt toplumunun verdiği mesajlar sanırım herkesi yeniden düşünmeye sevk etti. Dahası masa başında yapılan planların Kürt coğrafyasında veya Kürtleri hesaba katmayan hiçbir planın bir karşılığının olmadığını göstermesi bakımından son derece önemliydi.

Kamuoyu araştırmaları AKP-MHP iktidarının politik geleceğini sürdürme olanağın önemli ölçüde kaybetmeye başladığını gösteriyor. Sistemin iç muhalefetini oluşturan ‘Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’  projesiyle bir araya gelen CHP-İYİ PARTİ- SAADET PARTİSİ, DEVA, GELECEK PARTİSİ ve DEMORKRAT PARTİ olmak üzere 6 siyasal parti de ortak irade beyanı oluşturdular. Fiilen ‘Cumhur’ ve ‘Millet’ ittifakı olarak iki bloğun oy oranlarının artık birbirine eşit olduğu ve hatta 6 partinin oy oranlarının iktidar bloğunun önüne geçmeye başladığı anlaşılıyor.

Türkiye’nin politik denklemini belirlemede ve geleceğini inşa etmede HDP merkezli Üçüncü yol veya Demokrasi İttifakın kilit rol oynadığı da görülmeye başlandı. HDP merkezli Kürt seçmen kitlesi olmadan devlet merkezli Cumhur ve Millet İttifaklarının kazanma şansının olmayacağı ve hatta yeni bir politik krizin ortaya çıkacağı görülüyor.  Bu nedenle Türkiye’yi politik ve toplumsal bir krizden çıkaracak ve demokratik adımları atmasını sağlayacak tek partinin Kürt seçmen kitlesinin buluştuğu HDP olduğu kabul görüyor.

HDP’nin oyunun % 12-13 görünse de potansiyel olarak 15’in üzerinde olduğu ve bunun seçimlerin sonuçlarını çok ciddi oranda değiştireceği de herkes tarafından biliniyor Tam da böyle bir zamanda özellikle AKP-MHP iktidarı, yeni bir seçim yasası hazırlardı. Üzerinde çok yoğun olarak tartışılmasına rağmen bu yasanın merkezinde esasen HDP’nin kapatılması ve Kürt seçmen kitlesinin politik etki gücünü boşa çıkartılması var. Yeni Seçim Yasasının arka planında HDP’nin kapatılma olasılığının arttığına dair önemli işaretler var. Yani HDP seçimlere yakın bir zaman diliminde kapatılacak, böylelikle HDP seçmen kitlesi ya seçimi boykot edecek ya da bir kısmı başka partilere oy verecek bir kısmı oy kullanmayacak böylelikle AKP-MHP ittifakı seçimi kazanmayı garantilemiş olacak. HDP ile görüşmekten korkan hatta  İYİ Parti gibi çoğu kez iktidar gibi düşünen devlet muhalefetini de kaçınılmaz olarak bir telaş sardı. Onların da derdi, HDP ile ittifak yapmayalım hatta karşı olalım ama HDP seçmen kitlesi de iktidara karşı yanımızda dursun. Hatta AKP’ye oy veren Kürt seçmen kitlesinin dahi iktidarın Kürtleri yok sayma ve MHP gibi düşünmesinden dolayı  AKP’den kopacağını düşünerek bütün Kürt oylarını ‘çantada keklik’ gibi görüyorlar.

Milyonların buluştuğu Newroz’dan herkese mesaj çıktı:

Hemen herkesin Kürtler ne yapacak tartışması yürütürken, milyonların katıldığı 2022 Newroz’u  başta devlet olmak üzere bütün politik güçlere açık bir mesaj verdi. Diyarbakır, İstanbul, Van, Hakkari, Ağrı, Batman, Mardin, Şırnak, Mersi, Adana yani toplam 70 alanda milyonların buluştuğu kutlamalar Kürtler üzerinde hesap yapanları yeniden düşünmeye sevk etti.

Birincisi, Hendek sürecinden bu yana PKK’nin eylem yapma kapasitesinde önemli bir kırılma oluştu. İçişleri bakanı ülke içindeki PKK’lyi sayısının artık yüz civarında olduğunu birçok kez tekrarladı. PKK’nin Kürt toplumu üzerindeki etkisinin de kırıldığı sıklıkla dile getirildi. Görüntüsel olarak böyle bir imaj oluştu. Belirli politik dönemlerde Kandil’in çağrılarına rağmen Kürt toplumu sokaklara çıkmadı. Hendeklerin yarattığı  olumsuz psikolojik etkiyle kitlesel hareketler yakalanamadı. 2022 Newroz’unda buluşan milyonların sokağa çıkmamalarına rağmen Kürt Politik Hareketinin arkasında durmaya devam ettiğini göstermesi bakımından önemli bir mesaj içeriyordu.

İkincisi, Öcalan’ın AKP iktidarıyla anlaştığı, HDP’den ve Demiştaş’tan rahatsız olduğu ve 2022 Newroz’unda iktidarın istediği gibi bir mesaj yayınlayacağı beklentileri de oldukça yüksekti. Yine yapılan tartışmalarda İmralı’nın Kürt toplumu üzerinde politik etkisinin kırıldığı algısı giderek güçlenmeye başladı. İmralı-Kandil-Edirne üçgeninde rekabetin başladığı gibi psikolojik savaş yöntemleri de kullanıldı. Ailesi ve avukatlarıyla görüşmesine izin verilmeyerek tecritte tabi tutulan Öcalan’ın Kürt topluma ile bağlarının kesilmesinin yaratacağı etkiyi herkesin merak ettiği bir durumda. 2022 Newroz’u ise bu tür olasılıkları ortadan kaldırdı. Özellikle İstanbul, Van ve Diyarbakır’da kitlelerde Öcalan vurgusunun ön plana çıkması yine önümüzdeki politik sürecin oluşturulmasında ve Kürt sorunun demokratik çözümünde Öcalan’sız olmayacağı mesajı verildi. Özellikle gençlerin içerisinde Öcalan’ı sahiplenme algısının yüksek olması belki de Kürt Politik Hareketinin bilinçli bir taktiği olarak değerlendirebiliriz Türkiye’de sorunların stratejik çözümü Kürtlerin politik taleplerinin mecliste çözülmesidir. Bunun önemli bir ayaklarından biri İmralı’dır. Böylelikle İmralı görmezlikten gelinmez mesajı verilmek istendi. Bu mesajın muhatabı hem Cumhur ve Millet ittifakı hem de HDP oldu.

Üçüncüsü, Devletin beklediği yine olmadı, milyonlarla ifade edilen Kürt toplumu Newroz etkinliklerine katılarak büyük bir politik refleks gösterdi. Etkinliklere katılanların tamamını elbet ki HDP kitlesi değildi. HDP hiç oy vermemiş Kürtler de vardı. HDP’li değiller, oy vermiyorlar ama Kürtleri temsil eden bir partinin kapatılması girişimi aynı zamanda kendilerine yapılmış bir politik tavır olarak algıladılar. Kitlesel katılım bir partiye destek vermekten çok esasen Kürtlere karşı izlenen politik saldırılara karşı bir uyarı olarak değerlendirildi.  Böylelikle Kürtler politik kimliklerine bakılmaksızın Newroz etkinliklerinde açık tutum aldılar ve iktidara açık bir mesaj verdiler.

Dördüncüsü, Newroz kutlamaları Kürt toplumunun politik reaksiyonunun ne kadar çok yüksek ve güçlü olduğunun ötesinde Kürt politik güçleri dahil olmak üzere herkesin aklında ‘acaba sorusu’na yer olmayacağını özellikle HDP’nin kapatılmasına karşı Kürt toplumunun göstereceği refleksin doğru okunması bakımından önemliydi. Özellikle Kürt seçmeninin HDP’den kopmadığı çok net olarak görüldü. Devletin psikolojik propaganda araçlarının çok yoğun saldırılarına karşılık Newroz eylemleri tersi bir gerçeği yansıttı. Kürt toplumu Türkiye’nin her yerinde HDP’yi desteklemeye devam ettiğini gösterdi. Kürt seçmen kitlesi başta HDP olmak üzere politik hareketlere yönelik ciddi eleştiriler yapıyor. Ancak HDP şahsında Kürtlere yönelik politik saldırılara karşı açık tutum alacağını ve HDP’yi her koşulda sahipleneceğini gösterdi.  HDP’nin politik denklemin dışına itecek hiçbir kararın kabul edilmeyeceğini yüksek bir sesle ifade ettiler. Demirtaş başta olmak üzere HDP’li milletvekillerinin, belediye başkanlarının ve binlerce yönetici ve çalışanın ciddiye alınabilir bir hukuki gerekçe olmadan tutuklanmasının Kürtlerin iradesine vurulmuş bir kelepçe olduğunu ve bunun bilincinden olduklarını ifade ettiler.

Beşincisi, Newroz etkinliğinde milyonların buluşmasının birinci muhatabı Cumhur İttifakıdır. HDP’yi seçim dışında tutmak gibi masa başı seçim yasası değişikliklerinin pratik bir hükmü yoktur. HDP’yi devre dışı bırakmak isteyen, hesaba katmayan kaybeder. Seçim sürecine girildiği andan HDP’yi kapatarak Kürt seçmen kitlesini alternatifsiz bırakmaya çalışmak gibi planların karşılığı yoktur. Kürt seçmen kitlesi seçim mühendisliğini sandık anında dahi yapar ve gerekli cevabı verir.  İkinci muhatabı Kürtlerden oy bekleyen ama HDP’yi yok sayan   Millet İttifakı da milyonların iradesini ve politik mesajını doğru okumadığında kaybeder. Kürtlerin ne olursa olsun muhalefete oy verir gibi yanlış bir algıya kimsenin düşmemesi gerektiğine ilişkin mesaj Newroz meydanlarından verildi. 2022 Newroz’u, özellikle Kürt seçmen kitlesinin politik olarak HDP’nin arkasında olduğunu, iktidarın hesap hatası yaparak HDP’yi kapatması durumunda  HDP’nin ve Kürt Politik Hareketinin işaret edeceği bir partiyi ve adayları yine en az % 11-12 ile destekleyeceklerini beyan ettiler.

Milyonların bir başka mesajı da HDP’nin ittifak yapmaya çalıştığı ‘Üçüncü Yol’ ya da  ‘Demokrasi İttifakı’nı oluşturan güçleredir. AKP-MHP ittifakının hazırladığı Seçim Yasası Taslağının ana hedeflerinden biri demokrasi güçlerini parlamentonun dışında tutmak ve gelecekte Türkiye’nin yeniden dizayınında rol almasını engellemektir. ‘HDP Anti Emperyalist değildir’ gibi büyük ama pratik değeri olmayan lafların bir kenara bırakılıp, HDP merkezli demokrasi ittifakının içinde yer almak tarihsel bir sorumluluktur. İlerici ve demokratik güçleri HDP’ye doğrudan veya dolaylı oy vermemeye çağırmak, bugünkü iktidarı desteklemektir. Ya da CHP ile HDP arasında bir yerde beklemenin Kürtler için bir karşılığı olmadığını Newroz’a katılan milyonların mesajlarında görebiliyoruz.

  Kim neden Newroz’daki milyonların mesajını görmek istemedi

Altıncısı,  Ne iktidarı destekleyen medya ne de muhalif medya, 70 bölgede milyonların katıldığı Newroz’u görmek istemedi. Öyle ki sanki İstanbul, Van ve Diyarbakır’da yüz binlerin buluşması olmadı, böyle bir eylem gerçekleşmedi, hiçbir politik mesaj verilmedi. Yani hiç haberleri yokmuş gibi davrandılar. Newroz’un kendisini değil polisin gözaltılarını birkaç saniye vererek geçiştirdiler. İktidar medyasının bunu yapması anlaşılır. Hatta iktidara karşı olan Yeni Çağ gibi ama Kürtleri de yok sayan medyanın ideolojik-politik algıları nedeniyle Newnoz haberlerini vermemeleri de anlaşılır. Peki kendisini demokratik, ilerici gören objektif ve tarafsız habercilik yaptığını belirten, yeri geldiğinde sıklıkla Kürtler diye yazan, Cumhuriyet, Birgün, Sözcü, Karar, Tele1, Halk Tv, T24 nispeten Duvar gibi medya kuruluşların beklenilenin ilgiyi göstermemesine ne demek gerekir. Türkiye’nin dört bir yanında 19-20-21  Mart yani üç gün nerdeyse gün boyu Newroz etkinlikleri yapıldı ve milyonlar bir araya geldi. Özellikle Kürt illerinde politik yani Kürt sorunun demokratik çözümüne dikkat çekildi. Muhatapların kim olduğu, HDP’siz bir çözümün mümkün olmadığı, Kürtlerin iradesinin HDP’de somutlaştığı gibi kimsenin başka yorumlamayacağı açık ve net mesajlar verildi. Bu mesajların hepsi yok hükmünde sayıldı, sanki Türkiye’nin 70 bölgesinde Newroz etkinliği yapılmamıştı.

Peki Neden? Objektif ilkelere ve normlara göre habercilik yaptığını iddia eren ‘muhalif’ medyanın Newroz’da objektif olmaması ve iktidar medyası ile paralellik izleyen bir habercilik yapmasının arka planı nedir? Bu konuyu sadece Mezopotamya Ajansında Gazeteci Deniz Nazlım yorumladı. ‘Muhalif’ Medyanın Newroz alanlarında Kürtlerin verdiği politik mesajları yok saymasının objektif habercilik bakımından hiçbir değeri bulunmuyor. Sanırım verilen bazı mesajlar onları da telaşlandırmış.

Sonuç: Kürtler ya da Kürt seçmen kitlesi, çok kritik bir politik süreçte geçilirken, sorunların demokratik hukuk kuralları ve değerler içerisinde çözülmesi gerektiğini ve muhataplarının kimler olduğunu ortaya koydular. Seçim kazanma mühendisliği anti demokratik bir şekilde seçim kanunlarını değiştirmekle olmayacağını bunun sandıkta olacağının mesajını verdiler. Mesajları doğru okuyan ve doğru adım atan kazanır. Mesajlar, hem iktidara hem muhalefetedir. Kürtler toplumu ve seçmen kitlesi ‘bağcıyı dövmek değil üzümü yemek’ yani çözümü görmek ve katkı sunmak istiyor. 

Kaynak:kureselstrateji.org