Erdoğan’ın Siyasal Ölümü

Seçim sonuçları Erdoğan ve AKP sisteminin çöküşünün başlangıcı olarak gündeme geldi. Bunu anlamak için AKP içinden çıka gelen önermeleri dikkate almak gerekir. Seçim hezimeti AKP saflarında değişik özellikleriyle bir bütün olarak yenilginin, hezimetin koşullarını gösteriyor. AKP saflarını aniden terk etmeye hazır olanlar kadar, “kurtuluş reçetelerini" sunmaya hazır olanları da içermektedir.

Erdoğan’ın Siyasal Ölümü

ERDOĞAN'IN SİYASAL ÖLÜMÜ

Mihrac Ural-20 Nisan 2024

Seçim sonuçları Erdoğan ve AKP sisteminin çöküşünün başlangıcı olarak gündeme geldi. Bunu anlamak için AKP içinden çıka gelen önermeleri dikkate almak gerekir. Seçim hezimeti AKP saflarında değişik özellikleriyle bir bütün olarak yenilginin, hezimetin koşullarını gösteriyor. AKP saflarını aniden terk etmeye hazır olanlar kadar, “kurtuluş reçetelerini" sunmaya hazır olanları da içermektedir.

Bugün egemen sistem, AKP'nin dünden bugüne taşıdığı bir sistemdir. Bugün bozuk olan bu sistemi onarma çabaları yeniden başa dönme çabalarıyla gerçekleşemez. AKP’nin başlangıçta giriştiği reform hareketinin ana amacı ülkeyi bugünün bozuk sistemine getirmektir. Amaç Türkiye Cumhuriyetini yıkmak ve yerine dini eksenli bir sistem oturtmaktı. Ancak zaman gösterdi ki, AKP reformcu siyasetine halkın ikna edilmesi mümkün değildir. Mahalli seçimlerde alınan sonuç tüm dengeleri bozan, tüm iktidar egemenliklerini yerle bir eden sonuçlar olmuştur. Erdoğan ve partisi AKP bu seçimlerin ardından yıkılmaya doğru yol almaktadır.

AKP'den kaçanlar ülkeyi terk ediyorlar. Onlardan çok söz etmemize gerek yok. Ancak AKP saflarında kalıp yenilginin etkilerini üzerinde hissedenlerin “AKP yeniden başa dönmeli” demeleri önem taşımaktadır. Bu konunun başta gelen savunucuları medya aracılığıyla önermeler yapmaktadırlar. "AKP yeniden reformcu geleneğine dönmelidir. Gereksiz yere zindanda tutulan Selahattin Demirtaş, Osman Kavala ve diğer tutukluların serbest bırakılması gerekmektedir" gibi söylemler yenilgiden çıkış için bir ön görü yapmaktadırlar. Abdülkadir Selvi bu söylemleri makalesine taşıyarak "Bayrak değişimi yaşanacak" diye özetlemiştir.

Siyasi tutuklular bu sistemin var oluşunu simgelemektedir. Erdoğan, Başkanlık makamını ele geçirdiği an tüm ileri gelen reformcu kisvesini bir kenara atmıştır. Kürtlerle yaptığı göstermelik anlaşmalar, sınır kapılarında kurdurduğu mahkemeler... tümü yalandan ibarettir. Kürt halkı yeni oyunlara gelmeyecek kadar bu süreci bilincine kazımıştır. Öcalan'ın çektiği çileler, her defasında yeniden baş gösteren dayatmalar, artık yeniden tekrarlanabilecek, yutturabilecek bir şey değildir. Kimi Kürtlerin ağzında dolaşan "yeniden anlaşma asla Kürtlerin lehine olmayacak bir anlaşmadır. Kürtler, Erdoğan'ın meşhur çarklarının döndürülüşünü çok yakından bilmektedirler, bu çarklar nice Kürt gencinin hayatına mal olmuştur. Şimdi hezimete uğrayan Erdoğan’ın, azınlığa düşünce, yeniden reformcu kesilmesi asla samimi bir değişim olmayacaktır. Kürt halkı onun bu sahtekar değişimlerine asla icazet vermeyecektir.

"Yeniden açılım" propagandası ömrünü siyasi oyunlarla sürdüren, Başkan olana kadar da Kürt halkını aldatan çabalar bugün artık tekrardan işine yarayacak birer malzeme değildir. Bu açıdan, Kürtleri aldatmak üzere reformcu AKP söylemleri artık tarihin trenini kaçırmıştır. Bu trene binecek bir Kürt halkı yoktur. Olmayacak da.

Erdoğan, siyasi açıdan kaybetmiş olmanın henüz farkında değildir. CHP ile siyasal buluşma çabaları bunu açıkça yansıtmaktadır. Sistemi oturtma adı altında CHP'yi, çöken sistemi onarmaya çağırması bunu gösteriyor. Ancak CHP bu oyunlara gelmeyecek kadar siyasal sahne deneyimine sahip olmuştur. Türkiye Cumhuriyetini kuran bu partinin Erdoğan'ın iflas etmiş oyunlarına alet olmayacağı da açıktır.

CHP, siyasal İslamcılardan reformist olamayacağını çok iyi bilmektedir. Biz burada da tekrar edelim, Laiklik düşmanı olan AKP "Demokrasinin, Allah'ın işlerini bozan bir kısır döngü olduğu” inancındadır. İslam'ın kuracağı düzende Allah'ın sözü geçerlidir, bu söz de onu temsil eden şahsın, egemen olanın diktatörlüğüdür. Yani sonuçta Erdoğan demokrasiye karşı kendi Başkanlık sistemini kuracak ve onunla hüküm sürecektir.

CHP, AKP'yi ve Erdoğan'ı tüm siyasal çabalarında takip etmiştir. Deniz Gezmiş geleneğinden gelen Filistin halkıyla gerçekçi dayanışması Erdoğan'ın sahtekar dayanışmasına karşı tavır almıştır. Türkiye'nin İsrail’le ekonomik bağlamda kurduğu ticari ilişkilerin kesintisiz olarak devam ettiği görülüyor. Artan büyük tepkiler üzerine bu ticari mallar içerisinde 50 kalem malın ticaretinde kısıtlamalar yapmak zorunda kalması gündeme gelmiştir. Bütün keskin İsrail karşıtı söylemlere rağmen kesintisiz bir şekilde bu malların İsrail'e taşındığı açığa çıkmıştır. CHP bu geçekleri bilmektedir. Erdoğan'ın sahtekarca sistemini oturtma çabası ve oyununa gelmemelidir.

İslamcı anlayışa göre Kadın Hakları, sınıf farklılıkları vd. konular asla haklı çözümlere ulaştırılamaz. Ünlü İstanbul Sözleşmesi Kadın Hakları için atılan, dünyaca da destek gören uluslararası sözleşme, AKP'nin yalan reformculuğunun imzasını taşımıştır. İlk elden de o sözleşmeyi elinin tersiyle iterek’ vebalından’ kurtulmuştur. Kadın, AKP'ye göre çocuk doğurmak, yemek yapmak, düzenli evle ilgili olmak gibi misyona sahip olmalı, siyasette, ekonomide, kültürel faaliyetlerde asla yeri olmamalıdır .İslam kadına en ağır cezayı onu köle gibi kullanarak vermektedir.

Erdoğan bu seçimle birlikte siyasal yaşamının sonuna gelip dayanmıştır. Bu durumdan kurtulmak için yanlışlarla kurulu olan sistemi oturtmak üzerine girişimler yapmaktadır. CHP ile diyalog adımı bunun bir başlangıcıdır. ‘Kürtlerle açılım’ bunun ardından gelecektir. Ancak her iki durumda da Erdoğan ve AKP iflas etmiş, çaresizce sonuca doğru yürümektedir. Bunun için erken seçim şarttır. Erken seçim, Türkiye'yi ekonomik, kültürel ve siyasal bunalıma sokan Erdoğan rejiminin sonunu getirecektir. Erken seçim CHP'nin gündeminde değildir. Bunu Genel Başkanı seçim sonrası ilk gündem maddesi olarak "önseçim beklentimiz yoktur "diyerek açıklamıştır. Bizler devrimci güçler olarak erken seçimlerin mutlaka olması gerektiğini vurgularız. Erdoğan ve AKP'nin gerçek siyasal ölümü erken seçimle gerçekleşecektir. Ülkemizde siyasal dengedeki haksızlığı gidermenin Devrimden önceki başka yolu erken seçimdir.