GAZ

Gaz bölgemizin kaderi üzerinde çok önemli bir rol oynuyor. Bu rol petrol ölçeğinde ağır bir roldür.En önemli alanı da Lübnan gaz sahasında kendini ele veriyor. Hizbullah lideri Hasan Nasrullah, “önümüzde iki aylık bir süre bulunuyor. Eylül sonu, Lübnan’ın elinde olan büyük gaz fırsatı sona eriyor.

Temmuz 29, 2022 - 16:04
Güncellendi: 4 yıllar önce
32
GAZ

GAZ 

Mihrac Ural /  22 Temmuz 2022


Gaz bölgemizin kaderi üzerinde  çok önemli bir rol oynuyor. Bu rol petrol ölçeğinde ağır bir roldür.En önemli  alanı da Lübnan gaz sahasında  kendini ele veriyor. Hizbullah lideri Hasan Nasrullah, “Önümüzde iki aylık bir süre bulunuyor. Eylül sonu Lübnan’ın elinde olan büyük gaz fırsatı sona eriyor. Bu nedenle tüm Lübnan tek vücut haline gelmeli ve tavır belirlemelidir. Bundan sonrası yok. Bundan sonrası Lübnan  açısından bir ölümdür. Lübnan tüm sorunlarını gaz arama  sahalarında istihkakını kullanabilmesi, gaz politikasını  bağımsızca ele alması onun kurtuluşudur. Bu bir direnme politikası değil tam anlamıyla   bağımsız bir Lübnan politikasıdır.” diyerek sözlerini bağlamıştı.

Bugün ise, Lübnan bağımsız ilan güçleri de bir araya gelerek “Ortak Vatani” bir tutum sergiledi ve Hizbullah’ın dikkat çektiği konular üzerinde yoğunca  durdu (22 Temmuz 2022).

Gaz bugün itibariyle dünyanın en sorunlu unsurudur. Bölgemiz açısından da  gittikçe öne çıkan bir özelliğe sahiptir. Suriye savaş olayı esasında gaz olayıdır. Katar gazını Avrupa’ya taşımayı  reddeden Suriye, bu ölümcül mücadeleyi kabullenmiştir.Suriye Rusya yanlısı tutumuyla bu cehennem ateşine düşmeyi kabullenmişti. Hala bunun acılarını çekmektedir.

Lübnan da nereden çıktı? Lübnan’ın İsrail’le olan deniz sınırında, hala çözülmeyen  deniz alanlarında gaz  alanları bulunmaktadır. Bu gaz alanları, çok kritik bir deniz hattında yer almaktadır. Uzun zamana yayılmış olan bu tartışmalı hatlar bölgenin gerginliğine de önemli bir işaret olmaktadır. Süreçte İsrail rol alınca, devletler Lübnan’ın bölünmüş siyasal yapısına dayanarak  işi el altında geçirmeye çalıştı. Ancak, Hizbullah  devreye girerek  tüm gelişmeleri yerle bir etti. Lübnan’ın bağımsız siyaseti gereği, bu tartışmalı gaz hatlarında söz sahibi olarak belirdi ve hiçbir  petrol şirketinin bu alanda Lübnan çıkarlarını zedeleyerek at koşturmayacağını ilan etti. Bunun İsrail’in, Filistin gaz petrol  olanaklarını durdurduğu bir döneme rastlaması, Akdeniz üzerinden Avrupa’ya gaz taşıma fırsatını da tehlikeye sürmüş oldu.   

Lübnan'ın artık sahada daha etkin bir rol oynama fırsatı eline geçmiş oldu. Zayıf Lübnan, eriyen iktisadı, yükselen dövizler karışında bölünmüş siyasal durumlarıyla perişan hale gelmiş durumuna ani bir şok getirmiş oldu. Hizbullah lideri'nin  “Eylül ayı son  tarihtir” diye yaptığı açıklama bu açıdan çok yerinde bir açıklamaydı. Zira bu ay sonunda  TOTAL Fransız petrol arama şirketi liderinin Lübnan’a geleceği  belirtilmektedir. Bu geliş petrol hatları üzerinde çok hayati bir durum oluşturmaktadır. Hizbullah açıkça  ve net olarak, Lübnan hakları olan  petrol sahalarını  ve bunların denizde konuşlanışını  net olarak bilmekte ve ortaya koymaktadır.Hizbullah’ın çağrısı, tüm Lübnan’ın bu çerçevede bir arada olmak ve tutum olarak birliğini ifade etmektir. Bu olduğu zaman, Lübnan kendi gazına sahip kendi alanlarına bağımsız politikasıyla sahip olacağı ve bu konuda İsrail’in ekonomik olarak da  sıkıştırılacağını ilan etmiş olur.  Bu yolla ilk kez İsrail ekonomik olarak kıstırılmış olacaktır.

Yeniden başa dönece olursak, Gaz bölgemizin en önemli temel unsurudur deyip konuya başladık. Burada Rus gazı sorunu hemen  gündeme gelir. Bunun üzerine de Hizbullah, Rus gaz arama ve çıkarma şirketleriyle de diyalog halinde olduklarını ilen etti. TOTAL şirketi gelip araştırma  ve gaz çıkarıp satma girişimleri, Lübnan gaz alanındaki yerleşimi kendine uygun bir yeni biçimleniş alacaktır.  Anlatmaya çalıştığım şey bu tür sorunla halkların çözümü için öngörüler bulunmaktadır. Bu öngörüler altında her yola baş vuracak bağımsız Lübnan gaz hattı politikası  sürdürülecektir.

Lübnan gaz politikası Lübnan’ın yeniden bölge ve dünya sorunlarında etkin yer almasına yol açacağını göstermektedir.Bugünden itibaren bizlerde Eylül ayı sonlarını beklemek ve gelecek tehlikelere karşı ortak bir dik duruş sergilemek durumunda olmalıyız.