Hollanda: Pandeminin ardından büyük metal sektöründe TİS sürecine hazırlık

İşçi ve emekçiler kapitalist sistem için yaşamlarının hiçbir önemi olmadığını yaşayarak gördüler, anladılar. Bu, yeni bir dönemin de başlangıcı olacaktır. Bu dönem belli kesimler için de tümüyle kapandı

Hollanda: Pandeminin ardından büyük metal sektöründe TİS sürecine hazırlık

Ali Solmaz
2019’un sonunda Çin’de görülen ve hızla tüm dünyaya yayılan COVID-19 salgını milyonlarca yoksul insanın ölümüne neden oldu ve olmaya devam ediyor. Her savaş, her kriz, her salgın her zaman yoksul işçi ve emekçileri etkiler. Daha doğru bir ifadeyle öldürür diyelim. Bu salgın da yine işçi ve emekçileri vurdu. COVID-19 salgının yayılması koşullarının en uygunu emekçilerin yaşam koşullarıydı. COVID-19 salgını özellikle de ilk dalgalarında yaşlı kuşağı oluşturan emekli işçi ve emekçileri etkiledi. Salgında ölmeyenler ise vücutta kalıcı tahribatlarla yaşamaya çalışıyorlar. Uzun yıllardır hak gasplarının yaşandığı sağlık sektörünün nasıl talan edildiği ayyuka çıktı. Sağlık sisteminin nasıl çöktüğünü gördük. O “büyük, gelişmiş ülkeler” pandemi sürecini tam bir “çaresizlik” içinde izledi. Virüs ilk ortaya çıktığında oldukça ağır ve öldürücüydü. Yüz binlerce insan ölümle pençeleşti. Ardından salgının dozu azalsa da dalga dalga yayılarak yeni varyantlarla neredeyse etkilenmeyen kalmayacak şekilde devam etti. Ülkeler tedbir olarak çeşitli önlemler ve uygulamalar getirdiler. Bu süreç kolay olmadı. COVID-19 salgını uygulamalarına karşı hareketler gelişti, sokaklarda protesto ve çatışmalara dönüştü. Bir dönem nispeten gevşemeye gidilse de vaka sayıları artınca yeniden sert ve kapsamlı önlemler aldılar.

Aşı süreci

Bu süreç toplumda çok kolay geçmedi ve her katmandan bu uygulamalara katılamayan aşı karşıtı insanlar oldu. Bu uygulamalara karşı olduklarını söyleyenlerden kaynaklı salgın yeni varyantlarla hafif de olsa devam etti. Toplumun çoğunluğunun birkaç doz aşı olmasıyla vaka sayıları giderek düştü. Pandemi uygulamaları artık yavaş yavaş kaldırılıyor, bazı toplumsal alanlar hariç birçok yerde hayat normale döndü. Son varyantlar geniş ve kapsamlı bir kesimi etkilese de grip gibi hafif atlatılıyor.

Salgın sürecine ilk başta belirsiz ve hazırlıksız yakalanan kapitalist dünyada bir şaşkınlık ve kaos yaşandı. Ama sistem çok geçmeden salgını kendi lehine çevirmeyi başardı. Pandemi sürecine, sistemi ayakta tutacak şekilde uygulamalarla müdahale etti. İlk başlarda bazı ülkelerde kısa süreliğine de olsa üretim durdu. Ama daha sonra üretimde bir aksama olmadı.

Hollanda’da COVID-19 uygulamaları büyük ölçüde kalktı

Bu da topluma bir nefes aldırdı. Pandemi sürecinde işçi sınıfı bir çok konuda hak gasbına uğradı. Yani bu süreçte sadece ölmekle kalmadılar. İşten atmaların kolaylaştırılması, taşeronlaştırma gibi saldırılar hızla hayata geçirildi. Tabii bu aynı zamanda sınıfın sesini yükseltmeye başladığı yeni bir sürecin kapısını aralıyordu. COVID-19 sürecinde bazı işyerlerinde emekçiler birkaç haftalık kapanmanın dışında sürekli üretimin içinde olmaya devam etti. Ne kadar önlem alınırsa alınsın, COVID-19’a yakalanma riski her zaman yüksekti. Zira bant sistemine göre çalışılan fabrikalarda virüsün yayılmasını engellemek neredeyse imkansızdır. Ve böyle olduğu halde üretim hep devam etti.

İşçi ve emekçiler kapitalist sistem için yaşamlarının hiçbir önemi olmadığını yaşayarak gördüler, anladılar. Bu, yeni bir dönemin de başlangıcı olacaktır. Bu dönem belli kesimler için de tümüyle kapandı. Yeni bir süreç ve yeni bir kuşak, gelişecek hareketliliğin önünü açacak ve önderlik edecektir. Bu tümüyle ihtiyaçlara uygun tarihsel donanımdan faydalanan her alanda açık bir kuşak olacaktır.Hollanda’da DAF, ASML, SCANIA, VDL, Ned Car gibi büyük metal sektörü içinde on binlerce işçi çalışıyor. Bu sesleri bu ihtiyacı görmek ve heyecanlanmamak elde değildir. Çeşitli uluslardan oluşan işçi ve emekçi kuşak süreci görmede, kavramada ve ona göre davranmada ciddi bir yol alacaktır!

DAF’ta işyeri işçi temsilciler kurulu seçimi

Zor bir süreçten geçtiğimizi hepimiz biliyoruz. Ağır iş koşulları ve başucumuzda dolaşan salgınla her an ölümle burun buruna gelebiliyoruz. Birçok işçi arkadaşımızı salgında kaybettik. Birçoğu ağır tahribatlarla ya işine geri döndü ya da evde kalarak tedavileri devam ediyor. Bu, ihtiyaçlarımız da sorumluluklarımız da büyük demektir. Bunu ancak sürece yön verecek öncü kesiminin harekete geçireceği işçi sınıfı başarabilir. Temsilciler kurulu seçimleri gündeme geldiğinde sendikamız FNV, DAF’ta FNV üyeleri içinde adayların sıralaması için ön seçim yaptı. DAF-FNV üyelerinin bana duyduğu güven ve desteklerinden dolayı teşekkür ederim. Ön seçim sonuçlarında bana verilen görevi sağlık sorunlarımdan dolayı alamayacağımı ve sadece temsilciler kuruluna aday olduğumu belirttim ve FNV kadroları ile paylaştım. Bu onların güven ve desteğini hiçe saymak anlamında değil. Biliyor ve görüyorlar ki her zaman mücadelenin içinde ve yanı başlarında olmaya devam ediyorum. DAF’ta 7000’den fazla işçi çalışıyor. Temsilciler kurulu seçimleri 7-11 Kasım 2021 tarihleri arasında yapıldı. DAF işçilerinin oylarıyla 23 temsilci yeniden seçildik. Temsilciler kurulu, 8 FNV, 5 De Unie ve 10 bağımsızlardan oluşuyor.

Büyük metal sektöründe yeni TİS sürecine hazırlık…

Şu anda uygulamada olan TİS, 2022 Kasım sonunda bitecek. Yeni TİS süreci ön hazırlık çalışmaları başladı. COVID-19 süreci derin izler bıraktı. Yaşam koşulları zorlaştı. Fiyatlar artmaya devam ediyor. Alım gücü düştü. Bütün bunlar yeni TİS sürecinin daha da zor geçeceğini gösteriyor. İşveren cephesinin bu süreci kendi açısından, ücretleri düşük tutmak için çeşitli bahanelerle elinden geleni yapacağı açıktır. Tıpkı patronlar gibi biz işçilerin de sınıf bilinciyle hareket etmekten başka yolu yok! Uzun yıllardır hiçbir dönem bugünkü kadar işçiler TİS sürecine ilgi duymamışlardı. Günlük konuşmaların konusu artık yeni TİS. Rusya-Ukrayna savaşıyla birlikte tırmanan enerji ve akaryakıt fiyatları da işçilerin ilgisini TİS sürecine yoğunlaşmasında etkili oluyor.

Kapitalizm, işsizlik, ırkçılık ve savaş demektir. Savaşların, işsizliğin, ırkçılığın yoksulluğun artarak devam ettiği bir dönemden geçiyoruz. Dünya yeniden ve yeniden kapitalist-emperyalist sistemin çelişkileri, çatışmalarıyla şekilleniyor. Kapitalizm dipsiz bir vahşettir. Barbarlığın dipsiz çukurundan medeniyet yükselmez. Biz işçiler bu sömürü ve talan düzenini iyi tanırız. FNV sendikası olarak sürece bütün bölgelerde hazırlanıyoruz. Kadro toplantılarında öneri ve tavsiyeler dikkatle dinleniyor birçok önemli madde sıralanıyor.

Kaybetmeyi göze alamayanlar kazanamaz

Bu süreç zor olacak ama olanaklar ve işçi sınıfının kabaran öfkesi bizden yana. Bunu daha ileri düzeylere sıçratmayı mutlaka başaracağız. Burjuvazi, korkutarak, yalanlarla hedef şaşırtarak işçi ve emekçilerin öfkesini yatıştırmaya çalışacaktır. İşçilerin güvenliğinin ve sağlığının kapitalist sistemde hiç bir önemi yoktur! Bunu salgın sürecinde işçiler daha net gördüler. “Üreten biziz yönetende biz olacağız!” sloganı her geçen gün dalga dalga büyüyerek işçi sınıfının gündemine giriyor. Yeni kuşak bunu nihai hedefine kanalize ederek başaracaktır. Aklı başında olan, kalbi doğru yerde atan, her düşünen insan sorumluluğunu yerine getirecek, sınıfın ihtiyaçlarına kulak verecektir.


Ali Solmaz: FNV-DAF İşyeri İşçi Temsilcisi