SER VERİP SIR VERMEYEN KAHRAMAN SENİ ANMAK DİRENMEKTİR!

18 Mayıs anısına yeniden yayınlıyorum. Bu satırların yazarı öncelikle, bu kahramanın anısı önünde saygıyla eğilir. Kendi adına ve onunla ortak doğruları kesişenler adına, bu kahraman şehidin direniş mirasçısıdır.

SER VERİP SIR VERMEYEN KAHRAMAN  SENİ ANMAK DİRENMEKTİR!

"SER VERİP SIR VERMEYEN KAHRAMAN

SENİ ANMAK DİRENMEKTİR"

Mihrac Ural

18 Mayıs anısına yeniden yayınlıyorum.

Bu satırların yazarı öncelikle, bu kahramanın anısı önünde saygıyla eğilir. Kendi adına ve onunla ortak doğruları kesişenler adına, bu kahraman şehidin direniş mirasçısıdır. İbrahim Kaypakkaya hepimiz adına düşmana karşı yöneltilmiş son sözümüzdür. Bize miras kalan da bu sön sözün taşıdığı anlam, direnmede ifadesini bulan duruştur. Özgürlük ve demokrasi uğruna bu mirası yükseklerde tutma kararlılığıyla, ülkemizin başına bin yıldır musallat olan karanlık egemenliğe karşı mücadeleye daha da bir kararlılıkla sarıldığını ilan ederiz.

O kahraman, o şehit İbrahim Kaypakkaya, bir dönemin özgürlük ve demokrasi savaşçılarının düşmana yönelmiş son sözüydü. Ser verip sır vermeyenler adına, hak ve adalet adına, hukuk adına, insan hakları, devrimci değerler ve bil cümle insan erdemleri adına dik duranların, teslim olmayanların, mücadelenin her cefasına karşın yola devam edenlerin adına düşmana söylenmiş son sözdü.

Düşmanın kazanacağı tüm hamlelere karşın son hamleyi geri dönüşü olmaksızın kazanacakların, sorumluluklarla dolu, zaferle sonuçlanacak süreçlerin gönüllü ve bilinçli savaşçılarının, hiç bir özveriden çekinmeyenlerin ve hiçbir şahsi sonuç beklemeyenlerin adına İbrahim Kaypakkaya bir direnişti. O kahraman, hepimiz adına var oldu hepimiz adına şehit oldu.