Sizinki Feodalliktir

Son makalem “VİTRİN MANKENİ” – ÜNİVERSİTELERE KAYYUM üzerine dostum Mustafa Kemal Çelikkıran şu yorumu yaptı :

Sizinki Feodalliktir

Son makalem “VİTRİN MANKENİ” – ÜNİVERSİTELERE KAYYUM üzerine dostum Mustafa Kemal Çelikkıran şu yorumu yaptı :

“Çünki o ülkede artık ağzı laf yapan yaptığını sananlar ev yanarken saç tarayan vitrin mankenlerine dönüştüğü için ilgi alanları başka yerlerde ve de ilgilendikleri alanı devrimci alan olarak süslemeye çalışarak ruhlarını kurtarma derdinde. Bunu söylersen de çocuk gibi küsüyorlar? Soru şu. Bu Eski tüfek yoldaşlar (!) bugünün gençliğine ne verir? Dünyayı tanıyamayacak kadar gelişmelerden uzak eski lafları temcit pilavı gibi ısıtıp biraz inanç üstüne azıcık kuru fasulye gibi azıcık Marks biraz Lenin. Buyrun efendim siz ne arzu ederdiniz? Haksız isem sen söyle? Nasuh Mitap rahmetliyi bu yüzden çok haklı olduğunu hep söylüyorum. Biz otobüsü duvara vurduk o direksiyonun başında olmamız daha bir daha yakışık almaz deyip en azından çekildi odasına perdesini kapattı.”

 CEVABIMDIR

Mustafa Kemal Çelikkıran, tekrardan bıktım. Bu eski tüfeklerin tümü çakar almaz. Devrim nedir kesinlikle bilmiyorlar; her sosyal dayanışmacı yaklaşımı devrimcilik sanıyorlar oysa bu ilkeliktir. Kendini mahkum ettiği bilinç altı tutsaklık feodal olmanın bir santim ilerisinde değildir. Önceki yazımda anlattım. Devrim de devrimcilik de tarihsel ilerlemeyle ölçülür. Bilinmeli ki, hiç bir inanç devrimci değildir, olamaz, doğasına aykırıdır; direnmecidir isyankardır muhaliftir ama bunların hiçbiri devrimcilikle ilgili bilimsel argümanlar değildir.

İnanca dayanarak devrimcilik yapmak, sadece ilerleyen kapitalist ilişkilere karşı feodalizmi savunmaktır; “fedakar olmak”, “paylaşımcı olmak” vb vb gibi söylemleri devrimci görmek kendini kandırma yönelik argümanlardan başka bir şey değildir.

Bu algılarla, internet iletişim teknolojisinin PTT'ye karşı yaptığı tarihsel devrimi anlamak mümkün değildir. Devrimin ve devrimciliğin bilgi birikimi üzerinden, nicelikten niteliğe geçiş olduğunu bilmek gerek; davranışlar değil sonuçlar devrimcidir. Kapitalizmi de yere serecek olan devrimcilik işte bu, ortak insan akıl birikimlerinin yarattığı ileri teknolojiler ve onlar için gerekli açılım kurum yasa olanak verilerdir diye tekrar ederim. Bunlardan yana açık net bilinç taşımayanların, köylerinde toplumsal dayanışmacılık oynayarak ürettikleri şey eskinin tekrarıdır feodalizmdir; zaten Türkiye devrimcilerinin Anadolu geleneğine takıntılarının tek anlamı da budur. Bu ise asla devrimcilik değildir. Bunun için, hala hiçbir Marksist’ten cevap alamadığım, sınıf mücadelesi devrimci değildir asla devrime götürmez sistem için reformlara takılı kalır, işçi sınıfı, köylü sınıfı gibi eski toplumun temel sınıfsal kitleleri asla devrimci değildir, karşı devrimciliğin hizmetkarları ve temel kitleleri olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

Hele hele inanç zemini üzerinden bu oyunu biraz Marksist baharatla, diyalektik söylemleri de çarpıtarak ele almanın devrimcilikle uzak yakın bir ilgisi yoktur olamaz da. Bugün, daha çok demokrasi, daha çok açılım, bilgi birikimi teknolojik ve ilerlemeler için siyasal sosyal mücadelede yer almak devrimciliktir.

Tezekle ısınmak, fakirliği savunmak, gecekonduları tercih etmek, fedakarlık adı altında kolektif çabaların iç bükey hallerini devrimcilik sanmak, kendini aldatmaktır.

Nasuh Mitap’a gelince. Dostumdu. Siyasal bilgiler yurdunda tanıştık. O zamanlar “DEVRİMCİ GENÇLİK” dergisi vardı biz de Akdeniz bölgesinde dağıtımını yapıyorduk. Dirayetli bir devrimciydi. Devrimin tarihsel anlamı üzerinde ne ölçüde bilince çıkmış eğilimleri vardı bilmiyorum, yazılarından da

bunu çıkarmak güç. Ama, “Biz otobüsü duvara vurduk o direksiyonun başında olmamız bir daha yakışık almaz” demesi, en azından onurlu bir devrimci olduğuna yeterli bir işaret sayılmalıdır.

9 Ocak 2021 / Cumartesi

Mihraç Ural