Üç Puanın Dayanılmaz Cazibesi
Şumudica, savunmayı öne çıkarınca, Avcı’nın çok adamlı hücum planı teklemeye başladı. Şumudica haklı olarak defansif bir stratejiyle oyuna başladı ve bu stratejiyi maçın sonuna kadar ısrarla da sürdürdü. Yeni Malatya bu oyun tarzının dışında başka da bir oyunla bu lige tutunamaz.
Ali Fikri IŞIK
Şumudica, savunmayı öne çıkarınca, Avcı’nın çok adamlı hücum planı teklemeye başladı. Şumudica haklı olarak defansif bir stratejiyle oyuna başladı ve bu stratejiyi maçın sonuna kadar ısrarla da sürdürdü. Yeni Malatya bu oyun tarzının dışında başka da bir oyunla bu lige tutunamaz. Aslında sırf Sumudica’nın radikal planına daha çok vakıf olmak için, maçı Malatya gözlükleriyle izledim. Adem’in ilk on bir de olmayışı çok isabetli bir tercihti. Ademli Malatya hem bu kadar ilerde duramaz hem de o hızla geriye doğru koşamaz. Belli ki Şumudica gemiyi ağırlaştıran yüklerden kurtulmaya çalışıyor. Hücum için organize ettiği tek yanlı kontra planı da gerçekçiydi. Bu oyuncu gurubuyla iki kanadı da aktif kullanmaya kalkışmak intihar olur. Tek kanat ve o kanadın gerisini destek için kullanmak, yaratıcı bir çözümdü.
Bu nokta da tuhaf olan olgu, Avcı’nın Sumudica’nın tek kanatlı atını görmeyişiydi. Üç puanı garantili arzusu, oyunu nesnel olarak değerlendirmeyi galiba perdelemişti. Rakip tek kanatlı ve Hamşik, oyunun en gerisinde kuruculuk işleriyle uğraşıyor. İlginç. Dorukhan çok ilerde ve A. Ömürle aynı hattı kullanıyor. Bu ikilinin kapsama alanı, Bruno Peres’i devre dışı bırakıyor. Bakasetas Cornelius aynı hat üzerinde mevzilenince, zaten ilerde kurulan savunma, hepsini kolayca kontrol etti. Nwakaema’nın arabesk girişleri de sadece taraftarın ruhunu okşamaktan başka bir sonuç doğurmadı.
Bir önceki yazım da Avcının oyunu Müphemleşiyor demiştim. Şimdi bu müphemlik, üç puan cazibesi için giderek belirsizliklere doğru yelken açıyor. Şampiyon olmak güzel ama iyi ve güzel oyun, çok daha güzel.
Antep, Karagümrüğü çabuk çözdü.
Erol Bulut, çok iyi bildiği ve kendini çok rahat hissettiği bir oyun planıyla Antep’i maçlara sürüyor. Bu plan geride sağlam durmak ve en çok üç oyuncu ile hücum etmek planıdır. Eğer üç oyuncuyla hücum ediyorsanız, oyunun geri kalan bütün aksiyonlarını yedi kişiyle kontrol etmek imkanı bulabilirsiniz. Erol Bulut savunmasını çok ileri çıkarmıyor; onun yerine bütün takımını topun olduğu bölgeye yakın tutuyor. Yedi oyuncu her durumda savunma ile görevli. Bazen hızlı geçişler için Furkan’ı kullansa bile, esasen üç silahşörü, Muhammet, Figueiredo ve Maxim’den ibaret. Nitekim üç gol de bu planın işlemesi sonuçu şekillendi. İlk iki gol tipik kontra golleriydi. Üçüncüsü de Figueiredo’nun harika vuruşuyla kayıtlara güzel bir gol olarak geçti.
Karagümrük, Farioli’den sonra hızla melezleşme süreci yaşıyor. Takımın geride yaptığı çok paslı çıkışlar, amacını yitirmiş. Takım neden geride çok pas yapıyor sorusunun karşılığı buharlaşmış. Savunmacılar artık rakibin kendi alanını terk etmesini beklemiyor. Dolayısıyla alan boşaltma işi boş veriliyor. Alan boşaltma işi yerine takım ilk pastan hemen sonra kenara Caner’e top atıyor ve Caner de oyuna katılmak yerine daha çok orta yapma fırsatı kolluyor. Sadece bu bile, İtalyan aklından kopup, tipik Türk aklına teslim olmak anlamına geliyor. Yazık tabii.
Alanya Farioli ile Başakşehire kafa tuttu.
Henüz çok erken ama Francesco Farioli’nin Alanya’ya elinin değdiğini görmek, insanı mutlu ediyor. Savunma merkezli oyun henüz tam olarak yapılanmış değil. Oyuncular eski alışkanlıkla, birbirlerine öylesine toplar atıyor. Paslaşma için, amacın olgunlaşmasını beklemek gerekecek. Ama buna rağmen, Alanya bütün maç boyunca Başakşehire oyunun inisiyatifini kaptırmadı. Sanırım birkaç hafta sonra tadına doyulmaz bir Alanyaspor izleriz.
